Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı
Klasik Masallar 17 Görüntülenme 2 dk okuma

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı

Bir varmış bir yokmuş, safran kokulu bahçeleriyle ünlü Safranova ülkesinde insanlar eskiden karşılaştıklarında birbirlerinin adını söyleyip içtenlikle selam verirmiş. Zamanla saray görevlileri yalnız gösterişli sözleri değerli saymaya başlayınca küçük teşekkürler ve sıcak selamlar unutulmuş. Çarşı sessizleşmiş, komşular birbirinin yüzüne bakmaz olmuş. Dokuz yaşındaki bahçıvan çırağı Vera, her sabah solan saray güllerini sularken suskunluğun bitkileri bile ağırlaştırdığını düşünürmüş. Bir gün en yaşlı gül fidanının kökünde, karşılıklı iki kuş oyulmuş gül ağacından bir mühür bulmuş.

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı — görsel 1

Vera mührü, sarayın bilge arıcısı Nigar Nine'ye götürmüş. Nigar, bunun eski Selam Mührü olduğunu; ancak söylenen söz gerçek bir iyiliği görüp adını andığında sıcaklık yaydığını anlatmış. Vera önce fırıncı Cemal'e, sabah erkenden herkes için ekmek yoğurduğunu fark ettiğini söyleyerek teşekkür etmiş. Mühür avucunda bal rengi parlamış. Sonra çömlekçi Rana'ya çatlayan testileri sabırla onardığını söylemiş; iki oyma kuş bir an kanat çırpar gibi ışıldamış. Çarşıdakiler, selamın yalnızca süslü bir söz değil, karşındakini gerçekten görmek olduğunu merakla hatırlamaya başlamış.

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı — görsel 2

Ertesi gün Vera, birbirine küsen değirmenci Arif ile terzi Belkıs'ın yanına gitmiş. Arif, Belkıs'ın un çuvallarını geç getirdiğini sanıyor; Belkıs ise siparişin değiştiğini kimsenin ona söylemediğini düşünüyormuş. Vera önce ikisini de sözünü kesmeden dinlemiş. Sonra Arif'e Belkıs'ın yağmurda ıslanan çuvalları diktiğini, Belkıs'a da Arif'in köy fırınını boş bırakmamak için gece çalıştığını anlatmış. İkisi birbirine adıyla selam verip yanlış anlaşılmayı düzelttiğinde mühür gül pembesi bir ışık saçmış; sessiz dükkânların kapıları birer birer açılmış.

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı — görsel 3

Bu haberi duyan vezir, mührü alıp boş övgülerle dolu saray bildirilerine basmak istemiş. Fakat mühür taş kadar soğuk kalmış. Vera, onu zorlamanın işe yaramayacağını söyleyip hükümdarı çarşıya davet etmiş. Hükümdar önce çocukların, sonra esnafın ve bahçıvanların hangi emeğin görünmez kaldığını dinlemiş. Herkesin söz hakkı aldığı yuvarlak bir sofra kurulmuş; en gösterişli cümleye değil, en dikkatli dinleyene yer verilmiş. Hükümdar, aşçıların sabah çorbasını kimse uyanmadan hazırladığını söyleyip teşekkür edince mühür yeniden ısınmış ve sarayın kapısındaki soluk güller canlanmış.

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı — görsel 4

O günden sonra Safranova'da her hafta Selam Sofrası kurulmuş. İnsanlar yalnız tanıdıklarına değil, yeni gelenlere de adlarını sorup cevaplarını sabırla dinlemiş. Arif ile Belkıs ortak un torbaları dikmiş, Cemal ilk ekmeği Nigar Nine'yle paylaşmış. Hükümdar gül ağacı mührünü altın bir kutuya kapatmak istemiş; Vera ise onun çarşıdaki küçük ahşap masada kalmasını önermiş. Mühür, içten bir teşekkür duyduğunda hafifçe parlamış, boş övgüde sessiz durmuş. Vera da gerçek nezaketin sihirli bir nesneden değil, birini dikkatle görüp emeğini adilce anmaktan doğduğunu hiç unutmamış.

Vera ve Gül Ağacı Mührü: Unutulan Selamın Klasik Masalı — görsel 5
Paylaş: