Klasik Masallar 4 Görüntülenme 2 dk okuma

Duru ve Bakır Anahtar: Üç Kapılı Değirmenin Masalı

Bir varmış bir yokmuş, buğday başaklarının rüzgârla şarkı söylediği Yellice köyünde Duru adında iyi kalpli bir çocuk yaşarmış. Köyün tepesindeki taş değirmen, derenin suyu bol olduğu hâlde yıllardır dönmezmiş. Un azaldıkça ekmekler küçülür, köylülerin yüzü asılırmış. Bir sabah Duru, yol kenarında kanadı çalılara takılmış kırlangıç Çera'yı kurtarmış. Çera teşekkür edip ona bakır bir anahtar vermiş: “Bu, değirmenin üç kapısından yalnızca doğru olanı açar; ama yolu kalbin gösterecek.”

Duru tepeye çıkınca yan yana üç kapı görmüş. Altın kapı, içinden taşan mücevherlerle onu çağırmış; gümüş kapının ardından görkemli sofraların kokusu gelmiş. Sade tahta kapının önündeyse susuz kalmış bir fesleğen duruyormuş. Duru matarasında kalan suyu bitkiye dökünce bakır anahtar ısınmış ve tahta kapının kilidine kendiliğinden uymuş. İçeride Değirmenci Nine bekliyormuş. “İlk kapıyı seçtin,” demiş, “çünkü gösterişe değil, yardıma baktın. Şimdi değirmenin durmasına neden olan üç düğümü çözmelisin.”

İlk odada yüzlerce çuval varmış; yalnız biri gerçek buğdayla doluymuş. Çera, Duru'ya en parlak çuvalı göstermiş, fakat Duru her birini sabırla yoklamış. En sade çuvaldan taze başak kokusu geldiğini fark etmiş. İkinci odada aynalar, “Değirmeni tek başına sen kurtardın,” diye fısıldamış. Duru başını sallamış: “Hayır, Çera yolu gösterdi, fesleğen de doğru kapıyı bulmama yardım etti.” Doğru söz söylenince aynalar saydamlaşmış, arkalarında bakır bir dişli belirmiş.

Son odada dev değirmen taşı, ince bir sarmaşığa dolanmış. Duru taşı hemen çevirmeye çalışmak yerine sarmaşığın kökünü aramış. Kök, duvardaki kuru bir oluğa uzanıyormuş. Değirmenci Nine, derenin suyunu paylaşmak istemeyen eski değirmencinin oluğu kapattığını anlatmış. Duru köylülere seslenmiş; herkes kürek, kova ve fenerlerle yardıma gelmiş. Birlikte oluğu temizlemiş, sarmaşığı incitmeden başka bir yere yönlendirmişler. İlk su damlası çarka değince bakır dişli yerine oturmuş ve değirmen gülümser gibi gıcırdamış.

Çark dönmüş, taşlar ağır ağır buğdayı una çevirmiş. Değirmenci Nine ilk unu bütün köye eşit paylaştırmış; Duru ise ödül olarak yalnızca değirmenin yanına kuşlar için küçük bir su kabı istemiş. Bakır anahtar, kapının üstünde parlak bir başağa dönüşmüş. O günden sonra Yellice'de hiç kimse suyu ya da unu kendine saklamamış. Çocuklar değirmene her gelişinde üç kapının dersini hatırlamış: Değerli görüneni değil, iyilik isteyen yolu seç; sabırla araştır, doğruyu söyle ve zor işi birlikte yap. Çera da her bahar dönüp Duru'nun penceresine neşeli bir türkü bırakmış.