Eğitici Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Kerem ile İzci: Karıncalar Yollarını Nasıl Bulur?

Kerem, yağmurdan sonraki sabah doğa merkezinde meşe kütüğünün çevresini inceliyordu. Kırmızı büyütecinin altında, İzci adını verdiği küçük karınca ıslak toprağın kenarında durdu, iki antenini oynattı ve öteki karıncaların izlediği kıvrımlı sıraya katıldı. Kerem, yerde çizgi ya da tabela göremeyince onların yuvalarını nasıl bulduğunu merak etti. Biyolog Aylin, karıncaların çoğunun bizim göremediğimiz kimyasal koku izlerinden yararlandığını, bu kokulu haberlere feromon denildiğini anlattı.

Aylin, karıncaların antenlerinin yalnız dokunmak için olmadığını söyledi. Üzerlerindeki duyarlı yapılar kokuları ve çevredeki başka ipuçlarını algılayabiliyordu. Yiyecek bulan bir işçi karınca yuvaya dönerken zemine ince bir feromon izi bırakabilir, onu izleyen karıncalar da uygun yolu bulabilirdi. Yol işe yaradıkça gidip gelenler izi tazeler, böylece koku bir süre daha belirgin kalırdı. Aylin, bunun adeta sessiz bir topluluk hafızasına benzediğini de ekledi. Kerem gözlem kartına altı bacak, iki dirsekli anten ve üç parçalı gövde çizdi; hiçbir karıncaya dokunmadı.

Yağmur eski izin bir bölümünü silmişti. Aylin, karınca yolundaki geniş su birikintisinin çevresine iki ince ahşap geçit yerleştirdi; biri kısa, biri uzundu ve ikisi de güvenli biçimde kuru toprağa bağlanıyordu. İlk karıncalar iki yönde de dolaşıp geri döndü. Kısa geçidi kullananlar yuvaya daha çabuk ulaştığı için o yoldaki feromon daha sık tazelendi. Bir süre sonra karıncaların çoğu kısa yolu seçti. Kerem bunun bir liderin emri değil, birçok küçük seçimin birleşmesi olduğunu fark etti.

Yine de bütün karınca türlerinin yalnız aynı yönteme güvenmediğini Aylin özellikle belirtti. Bazıları güneşin konumundan, gökyüzündeki ışık desenlerinden, çevredeki görüntülerden ya da adımlarını saymaya benzeyen iç ipuçlarından da yararlanabilirdi. Feromonlar sonsuza kadar kalmaz; zamanla uçup zayıflar, yağmurla dağılabilir ve yeni yol daha kullanışlıysa topluluk onu güçlendirebilirdi. Kerem sarı gözlem bayraklarını karınca yoluna değmeden uzağa yerleştirdi, sonra hangi geçidin ne kadar kullanıldığını sessizce saydı.

Öğleden sonra toprak kuruyunca Aylin iki ahşap geçidi kaldırdı ve çevreyi eski hâline getirdi. İzci antenleriyle zemini yoklayıp kütüğün altındaki yuvaya döndü. Kerem kartına, “Koku izi yol önerir; antenler haberi algılar; çok kullanılan yol güçlenir,” diye üç küçük resim çizdi. Arkadaşlarına gözlem yaparken canlıların yolunu kapatmamak, yuvalarını bozmamak ve yalnızca uzaktan bakmak gerektiğini anlattı. O gün küçücük karıncalar ona büyük bir ders vermişti: Doğada iş birliği bazen görünmeyen, ama herkesin dikkatle izlediği bir iz boyunca ilerlerdi.