Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi
Uyku Öncesi Masallar 31 Görüntülenme 2 dk okuma

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi

Denize yakın kum tepelerinde yaşayan minik kaplumbağa Talu, akşam olunca bile yuvasına girmek istemiyordu. Gün boyu topladığı pürüzsüz deniz kabuklarını bir kez daha sayıyor, sonra yeniden diziyordu. Geceleri zambakların kokusu hafifler, kumların sıcaklığı da yavaşça azalırdı. Kumlar sessizce parlıyordu. Gökyüzü şeftali renginden mora dönerken kum zambakları beyaz yapraklarını açtı. Talu’nun annesi, “Gece sana yavaşlamayı gösterebilir,” dedi. Talu ince lavanta battaniyesini sırtına aldı ve zambaklar arasındaki kısa, güvenli patikada son bir yürüyüşe çıktı.

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi — görsel 1

İlk kum zambağının yanında esinti Talu’nun yanağını okşadı. Çiçeğin uzun yaprakları içe doğru kapanıp yeniden gevşedi. Talu da burnundan yavaşça nefes aldı, ayaklarını kuma sağlam bastı ve nefesini usulca bıraktı. İkinci zambakta aynı ritmi tekrarladı. Esinti hafifçe sürüyordu. Talu, kabuğunun içindeki kalp atışını ilk kez böylesine sakin duydu. Koşmak yerine her adımın arasında durunca denizin uzaktaki sesi daha yumuşak duyuluyordu. Omuzları gevşedi, battaniyesi kabuğunun üzerinde sıcak bir bulut gibi durdu.

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi — görsel 2

Patikanın ortasında küçük bir kum böceği, rüzgârın yuvarladığı kuru yaprağın arkasında kalmıştı. Talu onu aceleyle çekmek yerine yaprağın durmasını bekledi, sonra burnuyla nazikçe kenara itti. Böcek güvenli yuvasına gitti. Küçük iyilik, gecenin sessizliğini bozmadan ikisini de rahatlatmıştı. Gece iyice sakinleşmişti. Talu yardım ettikten sonra yoluna devam etti; fakat göz kapaklarının ağırlaştığını fark etti. Ay, kumların üzerine soluk gümüş lekeler bırakıyor, her zambak sanki görünmez bir ninniyle çok yavaş sallanıyordu.

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi — görsel 3

Son zambağın yanında Talu durdu. Günün seslerini düşündü: dalganın köpüğü, martıların uzaktaki çağrısı, annesinin sıcak sesi. Her birini bir deniz kabuğuna koyuyormuş gibi hayal etti ve kabukları zihnindeki sepete bıraktı. Artık onları tekrar tekrar düşünmesi gerekmiyordu; sabah olunca anılar yine orada olacaktı. Deniz de kıyıya her gelişinde biraz daha sessiz dönüyordu. Talu artık esnemeye başladı. Talu üç sakin nefes aldı. Patikanın dönüş işaretindeki yuvarlak taş, evinin sıcak penceresini gösteriyordu.

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi — görsel 4

Talu yuvasına dönünce topladığı kabukları saymadı. Onları küçük hasır sepetine bıraktı, lavanta battaniyesinin altına girdi ve başını ay biçimli yastığına koydu. Annesi yanında oturup onun sakin ritmine sessizce eşlik etti. Yuva iyice sessizleşti. Kapı aralık kalınca kum zambaklarının hafif kokusu içeri süzüldü. Talu, esintinin bir yaprağı kapatıp diğerini açtığını hayal ederken nefesi iyice yavaşladı. Dinlenmek, günü kaybetmek değildi; bedene yarının neşesi için güç vermekti. Ay pencerede sessizce beklerken Talu huzurla uyudu.

Talu ve Kum Zambaklarının Gece Esintisi — görsel 5
Paylaş: