Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları
Uyku Öncesi Masallar 35 Görüntülenme 2 dk okuma

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları

Küçük fındık faresi Yumo, Gece Serası'nın çatı katındaki ceviz kabuğu yatağında bir o yana, bir bu yana dönüyordu. Dışarıdaki rüzgâr camlara hafifçe dokunuyor, yeni günün heyecanı aklında zıplıyordu. Seranın bekçisi kaplumbağa Limon, elinde küçük ay feneriyle kapıyı araladı. Limon'un ağır adımları ahşap merdiveni hiç sarsmadı. “Uyku bazen hemen gelmez,” dedi yumuşakça. “Onu kovalamak yerine seranın nasıl yavaşladığını dinleyebiliriz.” Yumo ince battaniyesini omzuna aldı ve Limon'la sessiz gece turuna çıktı.

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları — görsel 1

İlk durak, tüy gibi yapraklı mimoza köşesiydi. Limon bir yaprağa nazikçe yaklaşınca minik yaprakçıklar ağır ağır birbirine kapandı. Yumo da pençelerini göğsünde birleştirdi; burnundan kokulu havayı aldı, ağzından uzun uzun verdi. Her nefeste omuzları biraz daha gevşedi. Mimozalar da onunla aynı sakin tempoda dinleniyordu. Tavandaki yağmur zinciri yalnız üç yumuşak damla sesi çıkardı. Yumo sesleri saymaya çalışmadı; biri gelirken ötekini bekledi. Seranın acele etmediğini görünce kendi düşünceleri de daha seyrek uğramaya başladı.

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları — görsel 2

Sonra nilüfer havuzuna vardılar. Pembe nilüferler akşam serinliğinde taç yapraklarını suyun üstünde dinlenmeye toplamıştı. Küçük kurbağalar sıçramak yerine geniş yaprakların üstünde sessizce oturuyordu. Havuzun minik halkaları yavaşça dümdüz ve parlak oldu. Limon ay fenerini kısınca su, soluk lavanta rengine büründü. Yumo, gündüz yaptığı güzel şeyleri düşündü: bir tohumu sulamış, komşusuna kozalak taşımış, oyununu vaktinde toplamıştı. Yapamadığı şeyleri yarına bırakmanın güvenli olduğunu kendine hatırlattı ve kuyruğunu battaniyesinin altına soktu.

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları — görsel 3

Turun son köşesinde büyük eğrelti otları, sanki yeşil yorganlarmış gibi kıvrılmıştı. Limon, seranın gece düzenini gösterdi: sulama kabı yerine asılmış, kapı mandalı kapanmış, küçük sobanın koruyucu kapağı indirilmişti. Sobadan yalnız ılık ve tatlı bir reçine kokusu geliyordu. Yumo her şeyi kontrol etmek zorunda olmadığını anladı; güvenli düzeni görmek içindeki nöbetçiyi dinlendiriyordu. Birlikte ışığı bir kademe daha azalttılar. Cam kubbenin ardında yıldızlar bulanık inciler gibi parladı. Yumo'nun göz kapakları ağırlaştı, adımları yumuşak yosun üstünde sessizleşti.

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları — görsel 4

Ceviz kabuğu yatağına döndüklerinde Limon ay fenerini kapının yanına bıraktı. Yumo üç küçük şeyi yineledi: omuzlarını gevşetti, yarının işlerini yarına bıraktı, seranın güvenli sesini dinledi. Rüzgâr artık cama vuran bir misafir değil, uzaktan söylenen bir ninni gibiydi. Yumo battaniyesini çenesine çekip bir kez yavaşça nefes aldı. Gece Serası onunla birlikte dinlenirken uyku usulca geldi. O günden sonra Yumo, uyuyamadığında acele etmemeyi ve sakin bir rutinin bedene güven verdiğini bilirdi.

Yumo ve Gece Serasının Uykucu Yaprakları — görsel 5
Paylaş: